12 Haziran 2017’den Mektup

Umarım hayallerinin okulunda mutlusundur, hayal kırıklığına uğradığını duymak istemem. Valla ne diyeyim, bu satırları yazarken heyecanlıyım. Nasılsın, ne yapıyorsun, Osmaniye’de yapabildin mi, arkadaşların var mı, en yakınının ismi ne, okuldan sonra bir yerlerde çalışıyor musun mesela… İnan merak ettiğim çok şey var. Seni özlüyorum. Yaşamadığım bir şeyi özlüyorum, geleceğimi. Ayrıca kendimi. Bu mektubu okuyan kişi, çok değerlisin benim için. Bazen iç savaş veriyorsun kafanda. Saçma düşüncelerinin olduğunu sanıyorsun ama asla düşüncelerini ve kendini küçümseme, hedeflerini teker teker gerçekleştir. Şaşırt sana inanmayanları. Seni seven insanları koru, kibar ol. Minnet etmeyi ve şükretmeyi bil. Bilmezsen yaşayamazsın. Zorlanırsın. Zorlanmanı istemiyorum. Zorluk demek belki güç kazanmak demek olabilir ama aynı zamanda mutsuzluğu da beraberinde getirir. Kulak ver sözlerime. Saygılı olmayı da öğrenebilmişsindir umarım. Yontmaya çalıştım seni, değiştirmeye çalıştım. Yapabildin bence. Sen her şeyi yaparsın.

Bu mektubu nasıl bir ruh haliyle okuduğunu bilmiyorum, tek dileğim seni gülümsetebilmiş olmak. Sana çok yakınım, biliyorsun. Yalnız hissettiğinde oku bunu. Biraz fazla mı öğüt verdim bilmiyorum ama gençliğinin baharında olmalısın. Ailenden akıl almaya ihtiyacın olduğu gibi kendi düşüncelerine de ihtiyacın var, kendi düşüncelerini önemsemeyi öğren artık. Boşuna yazmıyorum burada 2 saattir.

Doğum günün kutlu olsun be güzelim. Orospu nesrinden kurtuldun, ait olduğun yerdesin şimdi. Anneni görüp görmediğini de merak ediyorum, ne diyeyim. Laptop’una kavuştun mu? Doğum günü hediyen nedir, görüştün mü Yağız’la, telefonun hala aynı mı… Yağız’ı da arıyorsun demi lan. Çocukla güzel günler geçirdiniz, vefalı ol. Biliyorum pek sevmezsin telefonda konuşmayı. Başka çaren mi var? Umarım o seni aramıştır doğum gününde 😀 Aramadıysa da ara, önemli değil falan de. Değerli olduğunu hissettir. En son Yağız’ı gördüğümde tırnaklarını yiyordu, derdi sıkıntısı olabilir, aklından çıkmış olabilir. İnsanlık hali.

Yazmak istediğim çok şey var. Ha şeyi de unutma, Türkçe hocası Nazlı Ökmen’in önerdiği Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kaleminden çıkmış “Huzur” kitabını. Oku onu, önerdiyse vardır bir bildiği. Facebook hesabın hala açıksa oha yani kızım. Kapat onu, dondur. Saçma salak bi site. Ölmeden Önce Yapılacaklar Listesi nasıl gidiyor, en son baktığımda hepsi olduğu gibi duruyordu aq, kendine gel. Süs olsun diye yazmadın onları. Ya ölürsen.

Şimdi akılma şey geldi. Ya bu mektup eline ulaşmadan ölmüş olursan? Olum üzülürüm. Sahip çık canına. Karşıdan karşıya geçerken dikkat et, çarpılma xdd

Bu mektubu da futureme.org sitesi sayesinde yazıyorum. Belki unutmuşsundur da sen de bir sonraki seneye gönderirsin. Söyleyeceklerim bu kadar. Tekrar doğum gününü kutlarım. Öpüyorum gözlerinden. Bunu da doğum günü hediyesi olarak kabul et yavrum. Selam söyle ordakilere.

Seni seviyorum.

Ha seni seviyorum demişken, sevgili yaptın mı kız? Konuştunuz mu Ozan’la. Hala senden vazgeçememişse ne ala. Şansın yaver gider inşallah. Hatta sen onu bekleme, çıkma teklifi et. Bu zamana kadar etmediysen yani 😀 Harbiden lan, etmiş de olabilirsin. Hatta belki sevgilisiniz.

Hayaller hayaller…

Neyse yaz bana arada. Görüşürüz sık sık. Öptüm kib bayyss

Teslim Tarihi
2018-06-12
Gönderilme Tarihi
2017-06-12

Geleceğe Not

Her hafta yeni bölümlerle yayın yapan podcast kanalı.

Gelecek Etkinlikler

Mektup Arşivi

Twitter